Page 31 - Dârülmülk Konya Dergisi 2024 6. Sayı
P. 31
Seyyid Mahmud
Hayrânî’nin Türk
ve İslam eserleri
Müzesindeki sandukası
teşekkül ettiği meşrep ve mektebin kendi müellif Ebülhayr-i Rûmî de Sarı Saltuk ile
olay örgüsü içinde yeniden kurgulanarak ifade Seyyid Mahmûd Hayrânî arasındaki sohbet
edilmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında, ve muhabbete dikkat çekmektedir. Hatta
menâkıbnâmelerdeki kayıtların ne denli Sarı Saltuk’un Seyyid Mahmûd Hayrânî’nin
özenle okunması gerektiği anlaşılmaktadır. salık vermesi üzerine gaza yaptığını da
Seyyid Mahmûd Hayrânî’nin kaynaklarda belirtmektedir. Muhtemelen bu menkıbelerin
“mücahid-gazi, gazi-derviş, alp-eren, mübarek de etkisiyle Kırım’da ve Rumeli’de Tatarların
zat, ermiş” gibi sıfatlarla anılan Sarı Saltuk ile ihtidâsında önemli bir rol oynayan Sarı Saltuk,
ilişkilerini anlatıldığı menkıbeler de oldukça Seyyid Mahmûd Hayrânî’nin halifesi olarak
dikkat çekicidir. Türkiye ve Balkanlar’ın zikredilmiştir. Bu hususta XIII. yüzyılın son
Türkleşip müslümanlaşmasındaki etkisi yarısı ile XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamış
hasebiyle birçok menkıbeye konu olan Sarı bir Rifâî şeyhi olan İbnü’s-Serrâc (ö. 747/1346)
Saltuk, Akşehir’de çobanlık yaparken Seyyid önem arz etmektedir. Zira İbnü’s-Serrâc, Sarı
Mahmûd Hayrânî ondan süt istemiştir. Saltuk’un mürşidi olarak Seyyid Mahmûd
Menkıbeye göre Seyyid Mahmûd Hayrânî, Hayrânî’yi zikreder ve onu kendisinin de
kendisine ikram edilen sütün bir kısmını mektebi olan Rifâîliğe bağlamaktadır.
içip kalanını Sarı Saltuk’a uzatmıştır. Seyyid Seyyid Mahmûd Hayrânî ile Sarı
Mahmûd Hayrânî’den geriye kalan sütü içen Saltuk arasındaki ilişkiler sadece
Sarı Saltuk, erenlere karışmıştır. XV. yüzyılda menâkıbnâmelerdeki kayıtlar ile sınırlı
yaşayan ve Sarı Saltuk’un menkıbelerini kalmamış, Müneccimbaşı Ahmed Dede ve
ihtiva eden Saltuknâme adlı eseriyle tanınan Yazıcızâde Ali gibi bazı müellifler de onları
29