Page 35 - Dârülmülk Konya Dergisi 2024 6. Sayı
P. 35
SEYYİD MAHMUD HAYRÂNÎ TÜRBESİ
SANDUKA VE TABUTLARI
EKREM AYTAR / HASAN KAHRAMANOĞLU
İnsanoğlu yeryüzünde var olduğundan beri Külliyesi içinde yer alan İmaret binasında,
yaşanmış olayların bakiyesi hatıralara saygı “Evkâf-ı İslâmiye” (İslam Vakıfları Müzesi)
kabilinden eser biriktirmeye meyilli olmuştur. adıyla bir müze kurulmuş, 1914 yılında da
Eser biriktiren ve biriktirilen eserler aklımıza ziyarete açılmıştır.
gelebilecek her türden olabilmektedir. Din Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi
adamları, imparatorlar, soylular, çiftçiler, Bey’in gayretleri ve Şeyhülislam ve Evkaf
sıradan halk… Eserler ise alelade bir giysiden Nazırı Hayri Efendi başkanlığında kurulan
muhteşem altın bir esere, okunmaktan bir komisyon tarafından vakıf binalarındaki
yaprakları yıpranmış bir kitaptan altın hırsızlıkların önüne geçmek amacıyla eserler
varaklarla tezyin edilmiş muhteşem bir el toplanmış, Evkâf-ı İslâmiye Müzesine
yazması eser envanterde yer alabilmektedir.
kazandırılarak zengin bir koleksiyon
Kişilerin biriktirdiği özel koleksiyonların oluşturulmuştur. Sadrazam Hüseyin Hilmi
modern anlamda müzecilik olarak Paşa imzası ile de gümrüklere yazılar yazılmış
tanımlanması 19. yüzyıllara tekabül ve olası hırsızlık sonrası çalınan eserlerin
etmektedir. Dünyadaki ilk müze binalarından Avrupa müzelerine kaçırılmaya çalışıldığı bu
olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri binası, yüzden yurt dışına çıkan eşyalar konusunda
1869 yılında kurulan Müze-i Hümayun dikkatli olunması istenmiştir.
(İmparatorluk Müzesi)’un kurulmasının Alınan önlemlerin etkisi, kolluk kuvvetleri
hemen akabinde 1881 yılında inşa edilmiştir. tarafından 1911 yılında Avrupa’ya kaçırılmak
Müze-i Hümayun’un kuruluş amaçlarından istenirken yakalanan Konya Akşehir’deki 13.
biri de Osmanlı Devleti sınırları içerisindeki yüzyıl yapısı olan Seyyid Mahmud Hayrânî
arkeolojik eserlerin yurt dışına kaçırılmasını Türbesinden çalınan sanduka ve tabutların
önlemektir. Fakat bununla birlikte aynı ele geçirilmesiyle görülmüştür. Bu hırsızlığın
yıllarda özellikle 1. Dünya Savaşı yıllarında önlenmesiyle, Seyyid Mahmud Hayrânî ve
Türk-İslam kültürüne ait eserlerin de özellikle kardeşi Necmeddin Ahmed’e ait sanduka ve
dini yapılardan cami, medrese, tekke, zaviye, tabutları ile torunu Seyyid Ali’ye ait sanduka
türbe… alenen çalındığı görülmektedir. Bunun müze koleksiyonuna kazandırılmıştır. Seyyid
önüne geçmek üzere dönemin Evkaf Nazırı ve Mahmud Hayrânî’nin torunu Seyyid Ali’ye ait
Şeyhülislamı Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi sandukanın olup tabutunun olmaması dikkat
harekete geçmiştir. Mimar Sinan’ın en önemli çekmiş ve bu konuda yapılan araştırmalar
yapılarından biri olan Süleymaniye Camii
33