Page 113 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 7. Sayı
P. 113

dile getirmektedir. Bunun yanı sıra şeriat   “sabâvet/çocukluk” ve son olarak üçüncü
             ve mürüvvet bakımından abes görülen         basamak ise 6 ve sonraki yaş dönemini
             meselelerden çocukları uzak tutmak          ihtiva etmekte ve “Tara‘ru‘/Ergenlik” olarak
             gerektiği ve çocuk eğitiminin bu bakış      adlandırılmaktadır. İbn Sînâ’nın üzerinde
             açısını merkeze alarak gerçekleştirmenin    durduğu en önemli yaş grubu ergenlik öncesi
             önemini ortaya koymaktadır.                 dönem olmaktadır. Çocukluk döneminde
                                                         kötü alışkanlıklar engellenmediğinde ileriki
             Urmevî, bu görüşünü dinî açıdan kötü ve
             faydalı olmayan işlerin dünya ve ahiret     yaşlara saracağından başarının tehirine
             saadetine mâni olacağını ifade ederek       sebebiyet vereceği düşünülmektedir.
             temellendirir. Eğitimin çocukluk döneminde   Kötü alışkanlıkların çocukluk döneminde
             gerçekleştirilmesinin önemini ayrıca        giderilmediği takdirde alışkanlık kazanıp
             vurgular. Ona göre ergenlik çağına gelene   melekeye dönüşeceğini savunan İbn Sînâ
             kadar çocuğun zihnine iyi ameller yapması   ancak erken yaşlardaki eğitimle alışkanlık
             gerektiği işlenmeli ve ancak bu şekilde     ve tutumların kişiliğe yerleşeceğini
                                                                       16
             iki dünya saadetinin mümkün olabileceği     düşünmektedir.
             öğretilmelidir. Bunun en önemli nedeni ise   (VII) Urmevî’nin çocuk eğitimine dair
             çocuğun kötü arkadaşlardan uzak tutulması   zikrettiği yedinci ve son edep, küçük yaştan
             olarak kabul edilmektedir. 15               itibaren çocuğu Allah’ın zikrine alıştırmak,
                                                         Allah korkusunu onun kalbine sağlam
             Urmevî’nin eğitim bağlamında ele aldığı
             mevzuları çocukluk ve ergenlik şeklinde bir   bir biçimde yerleştirmektir. Çocukluk
             nevi ikili tasnifle incelemesi kendisinden   döneminde Allah zikrine alıştırılan çocuğun
             yaklaşık iki yüz sene evvel yaşamış olan    hayatı boyunca bu düsturdan ayrılmayacağı
             ve çocuğun büyüme ve psikolojik gelişim     öngörülmektedir. Urmevî’ye göre küçük
             basamaklarını üç evrede inceleyen İslam     yaştan itibaren iyilik, zikir, ibadet; ilim,
             filozofu İbn Sînâ’nın tasnifi ile benzerlik   amel ve güzel ahlak üzerine yetiştirilen
             göstermektedir. Urmevî her ne kadar İbn     kimse daha sonra zikir ve tefekkür erbabı
             Sînâ gibi çocuğun evrelerini gelişimsel     kimselerin meclislerinde bulunup onların
             basamaklara göre ayırmış olmasa da tıpkı    sohbetleri ile iştigal halinde olursa din ve
             onun gibi çocuğun eğitiminde ergenlik       dünya büyüklerinin derecesine ulaşacaktır.
             öncesi döneme önem atfetmektedir. İbn       Urmevî bu hususla ilgili bir hikâye
             Sînâ, bahsi geçen gelişim basamaklarını     aktarmaktadır:
             üç kısımda ele almaktadır. Bunlardan ilki   Sehl b. Abdullah et-Tüsterî (Allah merhametini
             0-2 yaş dönemi olup “tufûlet/bebeklik”      ondan esirgemesin) şunu anlatır: “Ben üç
                                                                                      17
             şeklinde; ikincisi 2-6 yaş dönemi ve        yaşında iken gece kalkıyor, dayımın  namazına
             15 Urmevî bu hususla ilgili “Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrıl-
             maz dostudur” âyetini aktarmaktadır (Zuhruf, 42/36).
             16 İbn Sînâ, Kitâbü’s-siyâse, yay. Luvis b. Nikola el-Ma’luf el-Yesui Ma’luf, Luvis Rızkullah b. Yusuf b. Abdülmesih el-Yesui
             Şeyho (Kahire: [y.y., t.y.]), 12-13; Abdurrahman Dodurgalı, İbn Sina Felsefesinde Eğitim(İstanbul: Marmara Üniversitesi İlâhiyat
             Fakültesi Vakfı Yayınları, 1995), 148-166.
             17 Tasavvuf tabakatlarında Tüsterî’nin tasavvufa yönelmesinde dayısı Muhammed b. Sevvâr’ın telkini olduğu kaydedilir. Bkz.







                                                        111
   108   109   110   111   112   113   114   115   116   117   118