Page 110 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 7. Sayı
P. 110
başlarken “Bismillah” bitirince ise veya bu minvaldeki hususları anlatması
“Elhamdülillah” denmesi gerektiğinin gerekmektedir. Böylelikle çocuğun nefsi
çocuğa telkin edilmesi tavsiye edilmektedir. hayırlı işlere eğilimli olacak ve kötülüklerden
Düşünür tarafından sofra âdâbında çocuğun uzak kalacaktır. Buna ilaveten hoca, çocuğa
uygulaması gereken münferit kurallar veya talebeye eğitim maksadıyla bir disiplin
kadar beraber yaşamakta olduğu çevresi uyguladığı zaman çocuğun bu durumdan
de aynı ölçüde önemli görülmektedir. yakınmasına yahut başkalarından şefkat
Sofrasını paylaştığı arkadaşlarının ahlakı istemesine müsaade etmemelidir. Talebeye/
ve onların yeme içme âdâblarının çocuğun çocuğa hocaya ve derse/ilme karşı her zaman
sofra âdâbını doğrudan etkileyeceği sabırlı olması gerektiği telkin edilmelidir.
düşünülmektedir. Öyle ki sabretmek şecaatli kimselerin
özelliği iken; sızlanıp feryat etmenin ise
Urmevî’nin sofra âdâbıyla ilgili görüşlerinin
İslam filozoflarından İbn Miskeveyh (ö. kadınların ve korkakların özelliği olduğu
421/1030) ile örtüştüğü dikkat çekmektedir. ifade edilmektedir.
İbn Miskeveyh, Tehzîbü’l-ahlâk adlı eserinin Urmevî’nin ikinci edeple ilgili görüşlerine
ikinci bölümünde çocukları yetiştirme eğitim alanında müstakil eserler telif
kurallarından bahsederken ilk olarak yeme etmiş klasik dönem İslam eğitimcilerinde
içme âdâbı başlığı altında çocukların sofra rastlamak mümkündür. Bu eğitimcilerden
âdâbına ilişkin bilgiler serdetmektedir. bazıları Urmevî’den önceki dönemde
Ona göre çocuğa ilk olarak yemeğin zevk yaşamışken bazıları ise Urmevî’den
için değil sağlık için olduğu anlatılmalıdır. sonra yaşam sürmüşlerdir. Bu açıdan
Urmevî’de olduğu gibi İbn Miskeveyh’te bakıldığında Urmevî’nin bu bâbda ele aldığı
de çocuğun, sofrasını paylaştığı kişilerin bahiste kendinden önceki döneme ait
ahlakına önem atfedilmektedir. Bununla eğitimcilerden ve eserlerinden istifade etmiş
ilgili olarak çocuğun içki meclislerinden olabileceği düşüncesi ortaya çıkabilir. Aynı
uzak durması gerektiği ve bilgili, terbiyeli şekilde kendinden sonraki dönemi etkilemiş
ve faziletli kimselerin toplantılarında olma ihtimali de söz konusudur. Çocuğa
bulunması tavsiye edilmektedir. 9 Kur’an öğretiminin gerekliliği meselesi
Âdâbu’l-muallimîn’de de ele alınmaktadır.
(II) Letâifü’l-hikme’de çocukların sahip
olması gereken ikinci edep, eğitim olarak İbn Sahnûn’un kaleme aldığı bu eser eğitim
belirlenmektedir. Buradaki eğitimden alanında müstakil olarak telif edilen ilk eser
maksat ise çocuğun okul çağına geldiğinde olduğu kabul edilmektedir. İbn Sahnûn’a
Kur’an okumayı; bilhassa güzel ahlakla ilgili göre Kur’an öğretimi talebeye veya çocuğa
hadisleri, Allah dostlarının rivayetlerini, öğretilmesi gereken en önemli hususlardan
ibretli hikâye ve şiirleri öğrenmesidir. biridir. Öyle ki söz konusu eserin birinci
Urmevî’ye göre hocanın, talebeye/ bölümünde hamdeleden sonra Kur’an
çocuğa ahiret ve güzel amellerle ilgili öğretimi ile ilgili rivayetler aktarılarak bu
9 İbn Miskeveyh, Tehzîbü’l-ahlâk, çev. Abdülkadir Şener, İsmet Kayaoğlu ve Cihat Tunç (İstanbul: Büyüyen Ay Yayınları, 2013), 76-77.
108