Page 88 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 88
sonucunda Anadolu’ya göç etmek
zorunda kalırken, oğlu Şeref’in,
İlhanlılar ile birlikte tekrar parlak
günlerini yaşamaya başlayan Tebriz’e
geri dönmüş olması muhtemeldir.
Bedreddin Tebrîzî’nin 683/1284
yılı veya daha sonraki bir tarihte
Konya’da vefat ettiği tahmin
edilmektedir.
Mevlânâ dergahına bağlı tasavvuf
erbâbının yanı sıra Konya ve
civarında yaşamış Sadreddin Konevî
(ö. 673/1274), Sirâceddin Urmevî (ö.
682/1283), Ekmeleddin Nahcuvânî
(ö. 701/1302), Kutbuddin Şîrâzî (ö.
710/1311), Safiyyuddin Hindî (ö.
715/1315) gibi bilginlerle görüşmesi
muhtemel olan Bedreddin
Tebrîzî’nin teorik telif çalışmalarına
ilişkin herhangi bir bilgi yoktur.
Sâkıb Mustafa Dede tezkiresinde,
muhtemelen Menâkibü’l-ârifîn’deki
nitelemelerin de etkisiyle, Eflâkî’nin
(ö. 761/1360) el-kimya hocası
olarak tanıtılmakta, dolayısıyla da
Konya’da öğrenci yetiştirdiği ima
edilmektedir.
Bedreddin Tebrîzî’nin, entelektüel
şahsiyetiyle ilgili vurgu yapılan iki
husustan birincisi genel olarak
felsefî ilimlerde özellikle ise el-
kimya sanatı alanındaki yetkinliğidir.
Sipehsâlâr (ö. 712/1312) ve Eflâkî
menkıbelerinde, Konya’ya gelmeden
önce el-kimya ilminde ün yapmış,
toprağı/bakırı altına dönüştürebilen
bir bilgin portresi ile karşılaşıyoruz:
“Yüce Türbe’nin mimari olup,
kimya, hikmet ilminin her
Ayasofya 2753, Büzcânî’nin geometri eserinin Uluğ Bey nüshası
86