Page 84 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 84

Sultan (Alaaddin)’in yanına dönünce konuşma   (gulaman-i hâs) koşturdu. Annem huzura çıktığı
                                   sırasında olağanüstü bir şeymiş gibi onun     zaman, “Bibi Hatun’un kehaneti, Rabbanî
                                   durumundan da bahsetti.                       takdire ve bizim mutluluğumuza uygun

                                   Sultan Celaleddin, Amid (Diyarbakır)          düştü.” deyip, ona kıymetli bir hil’at (teşrif-i
                                   kapısında Moğol ordusu önünde felâkete        fâhir) ile çok miktarda mal verdikten sonra,
                                   uğrayınca bendenizin babası ve annesi Dimaşk   “Aklından geçen her isteği, gönlünün dilediği
                                   (Şam)’a düştüler. Sultan Alaaddin onların     her şeyi söyle. Derhal yerine getirilecek.”
                                   aranmalarını buyurdu. Dimaşk’a geldiğini      dedi. Annem ondan Gur-i Sorh seyyidlerinden
                                   haber verdikleri zaman onları istemek için    ve Cürcan’ın ileri gelenlerinden, o sırada
                                   Melik Eşref’e elçi gönderdi. İzzet ve ikramla   firaşhane-i hâs’ın reisi olan babam Mecdeddin
                                   onları Rum memleketlerine getirdiler. Onlar   Muhammed-i Tercüman -Allah rahmet eylesin-
                                   orda her zaman iyi muamele gördüler, ilgi ve   için saltanat divanı kâtipliğini (inşa-yi divan-i
                                   iltifatlarla karşılaştılar. Korunup kollanarak   saltanat) istedi. Derhal onu o makamla
                                   yüksek bir rütbeye ve büyük bir makama        şereflendirdiler.
                                   getirildiler.                                 (Babam), her zaman savaşta ve barışta
                                                                                 Sultan’ın yanında bulundu. Onun iyiliklerini
                                   Ordu Harput’a gidince Sultan, her gün felâket
                                   haberleri beklemeye başladı. Başkalarının     ve yardımlarını gördü. Onun devletinde işi
                                   aksine korku ve telaş içindeydi. O zaman      öyle ilerledi ki Bağdat’a, Şam’a, Harezmlilere
                                   bendenizin annesi, “Filan gün filan saatte    ve Yeni Müslüman Alaaddin’e elçi olarak
                                   zafer müjdesi gelecek” şeklinde kehanette     hep o gitti. Moğol ordunun galip gelip
                                   bulundu. Sultan, gözünü o güne ve saatte      burayı hâkimiyetine almasından sonra da
                                   dikti. Belirtilen o saatte [443] ulakların (kâsıd)   onların karargâhına (ordu) gönderilecek
                                   gelmelerini bekledi. Ulaklar tam zamanında    elçi konusunda ondan daha uygununu
                                   gelerek, Şam askerlerinin perişan olduklarını,   bulamadılar. Dilinin açıklığının ve ifadesinin
                                   canlarını pamuk ipliğine bağlayarak           güzelliğinin sınırı yoktu. Horasan halkının
                                   Harput kalesine sığınmaya çalıştıklarını,     üslubunda yazdığı güzel nazmı, nesri ve hattı
                                   hiç vakit geçirmeden padişahın zafere         herkes tarafından beğenilirdi. İyi ahlakla ve
                                   alışmış bayraklarının gölgesini o topraklara   cömert tabiatla donanmıştı. Elini eteğini mal
                                   düşürmesi ve padişah alayının (mevkib-i       biriktirmekten ve şahsî arzularına ulaşmaktan
                                   humayun) hareket etmesi durumunda hiçbir      çekmiş, günlerini ve çabalarını imamların,
                                   engelle karşılaşılmadan kalenin fethinin      seyyidlerin, seçkin kişilerin ve gariplerin
                                   gerçekleştirilebileceğini bildirdiler.        gönlünü almaya adamıştı. O, bu şekilde hayat
                                                                                 sürerken 670 yılının Şaban (Mart 1272) ayında
                                   Kehanetinin doğru çıkması üzerine Sultan’ın   işlerinden razı olunmuş, amelleri beğenilmiş
                                   annemin bilgisine olan güveni arttı. Onu      olarak Yaradan’ın rahmetine kavuştu.” 3
                                   çağırmak için derhal hassa kölelerini
                                                                                 Ne yazık ki bu aktarım Bibi Müneccime’nin

                                   3  İbn Bibi, Selçuknâme, çev. Mürsel Öztürk (Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2023), II, 429-430.







                                                                              82
   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89