Page 96 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 96
Mevlânâ’nın ölümcül hastalığında da ve Bey Hekim mescit ve hastanesinin
Beyhekim başucunda bulunmuş, ona manevi yanındaki türbeye defnolunmuştur.
ve tıbbi destek vermiştir. Bu ilişkinin
gösterdiği bir diğer önemli nokta, dönemin
hekimlerinin yalnızca bedeni değil, ruhu da Günümüze Uzanan Etkileri
tedavi eden şahsiyetler olduğudur. 6 Beyhekim’in döneminde kurulan vakıflar ve
Mevlânâ, Ekmeleddin’e yazdığı mektuplarda inşa ettirilen yapılar, günümüzde de Konya’nın
ona büyük saygı ve sevgi göstermiştir. Onu kültürel dokusunun önemli bir parçasını
“sadr-ı kebîr, melikü’l-hükemâ, mefharü’l- oluşturmaktadır. Bu yapılar, şehrin tarihî
etıbbâ, asfâcevâhiri’l-hayât” gibi övgü dolu kimliğini korurken, aynı zamanda modern şehir
sıfatlarla anmıştır. Bir mektubunda da şöyle planlamasına da ilham kaynağı olmaktadır.
7
iltifatlarda bulunmuştur: Beyhekim Mescidi, Alâeddin Tepesi’nin
“Hekimlerin büyüğü, hayat cevherinin en güneybatısında yer almaktadır. Giriş
arınmışı, belanın ve zehirlerin panzehri, bölümü, türbe ve harimden oluşan Selçuklu
akıl ağaçlarının meyvesi, hoyrat kişilerin mescitlerindendir. XIII. yüzyılın ikinci
meydana getirmek istedikleri kötülüklerin yarısına tarihlenir. Banisi olan ünlü tabip
söküp atıcısı, marifet deryasının cevheri…” 8 Nahçıvanlı Ekmeleddin (Beyhekim)’in
mütevazı türbesi, giriş mahallindedir. Kuzey
Ahmet Eflâkî ise Menâkibu’l-ârifîn isimli cephesinde ahşap bir minare yapılmıştır. 9
eserinde onu “Asrın Hipokratı, Rum
hekimlerinin ulularından biri, emsalsiz Kare bir mekândan oluşan harimin kuzeyine
tabib” diye tanıtmaktadır. ahşap bir mahfil, güneybatı köşesine de
minber ilave edilmiştir. Mihrap basit bir
Beyhekim Ekmeleddin ve Mevlânâ nişten ibarettir. Merkezinde çiniden bir
arasındaki ilişki, sadece bir hekim-hasta yıldız kompozisyonu yer alır. Vakıflar Genel
ilişkisi değil, aynı zamanda derin bir manevi Müdürlüğü’nün mülkiyetinde ibadethane
bağ, karşılıklı saygı ve sevgiye dayanan fonksiyonunu sürdürmektedir.
çok yönlü bir dostluk olarak karşımıza
çıkmaktadır. Türk-İslam mimarisinin ve tıp tarihinin
önemli bir temsilcisi olarak XIII. yüzyılın
Mevlâna Celaleddin Rumi sekerat-ı mevt, ikinci yarısında inşa edilen bu yapı,
halinde iken yanında tabib Gazanfer Selçuklu döneminin zarif mimari anlayışını
Tebrizi ile birlikte tabib Ekmeleddin yansıtırken, Konya’nın kültürel dokusunda
Nahcuvânî de var idi. Buradan anlıyoruz özel bir yere sahiptir. Aynı zamanda bir
ki 1274’te Ekmeleddin Nahcuvânî hala hekimin ilim ve sanata verdiği değerin
hayatta idi. Fakat ölüm tarihi kesin olarak somut bir ifadesi olarak karşımıza çıkar.
bilinmemektedir. O, Konya’da vefat etmiş
6 İbrahim Hakkı Konyalı, Konya Tarihi, 337.
7 Cevat İzgi, “Ekmeleddin en-Nahcuvânî”, TDV İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV Yayınları, 1994), X, 548-549.
8 Bekir Şahin, Hz. Mevlâna’nın doktoru https://kulliyat.semazen.net/hz-mevlananin-doktoru/ (Erişim:18 02 2025).
9 İbrahim Hakkı Konyalı, Konya Tarihi, 337.
94