Page 98 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 98
Mescidin banisi olan Nahçıvanlı
Ekmeleddin’in, tıp alanındaki uzmanlığının
yanı sıra mimari ve sanatsal zevkinin de
yüksek olduğu, yaptırdığı bu mescitte
açıkça görülmektedir. Beyhekim Mescidi,
sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda
bir ilim ve kültür merkezi olarak da
hizmet vermiştir. Yapının bünyesinde
bulunan zaviye, dönemin eğitim anlayışını
yansıtırken, Beyhekim’in türbesinin mescit
içinde yer alması, ilim ve imanın bir arada
yüceltildiğinin göstergesidir.
Mescidin ahşap işçiliği, Selçuklu sanatının
inceliğini gösteren önemli bir unsurdur.
Günümüzde İnce Minare Taş ve Ahşap
Eserler Müzesi’nde sergilenen kapı
ve pencere kanatları, dönemin ahşap
oymacılığının nadide örnekleri arasındadır.
Beyhekim Mescidi, Selçuklu döneminde
Konya’nın nasıl bir bilim ve sanat merkezi
olduğunu gösteren önemli bir kanıttır. Bir
hekimin yaptırdığı bu mescit, tıp ve mimari
gibi farklı disiplinlerin nasıl iç içe geçtiğini,
bilim adamlarının sadece kendi alanlarında
değil, sanat ve mimari gibi alanlarda da söz
sahibi olduklarını göstermektedir.
Günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün
mülkiyetinde olan Beyhekim Mescidi, hâlâ
ibadethane olarak kullanılmaktadır. Bu
durum, yapının asırlardır süregelen manevi
işlevini koruduğunu göstermektedir. Ancak,
mescidin vakıf gelirlerinden yoksun kalması,
Türk vakıf kültürünün zamanla nasıl
zayıfladığının da bir göstergesidir.
Sonuç olarak, Beyhekim Mescidi, Türk-
İslam medeniyetinin bilim, sanat ve
mimari alanlarındaki başarılarını tek
bir yapıda birleştiren eşsiz bir eserdir.
Bu yapı, geçmişimizin zenginliğini
Beyhekim Mescidinin günümüzde İnce Minare Taş ve Ahşap Eserler Müzesi’nde sergilenen
ahsap kapısı
96