Page 103 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 103
Buna göre İbn Sînâ için olduğu kadar olduğu görülür. İnsan duyumsama, algılama,
Nahcuvânî için de bir hareketin varlığı hayal etme, düşünme ve bilme gibi farklı
esnasında hareketin kaynağı olarak ilk teorik etkinlikler ya da farklı cismani
akla gelebilecek muhtemel adaylar cisim organlarda ve cismani organlar aracılığıyla
ve mizaçtır. Bu ihtimale göre insanın gerçekleşen hareket, eylem, davranış gibi
hareketleri, davranışları ve eylemleri cisim ya pratik etkinlikler sergiler. Acaba gerçekten
da mizaç gibi bütünüyle fiziksel koşullarda de idrak ve hareketlerimizdeki çeşitlilikten
gerçekleşiyor olabilir. Ne var ki İbn Sînâ hareketle özne oluşumuz da parçalı bir
cisim ve mizacın harekete kaynaklık nitelik mi gösterir? Yoksa bu anlamda daha
edebilen ilkeler olma ihtimalini devre en başta insanın idrak ve hareketlerini
dışı bırakır. Cisim ve mizacın muhtemel gerçekleştiren nefs gibi bir ilkenin ispatı
ilk adaylar olarak akla geldiği tek durum noktasında gösterilen hassasiyet ve bu
hareket değildir. Benzer şekilde herhangi doğrultuda takınılan tutum o ilkenin bir
bir şeyin algılanması veya idrak edilmesi özne olarak birliğiyle de desteklenebilir mi?
söz konusu olduğunda da cisim ve mizaç bu İbn Sînâ özelinde İslam filozoflarına göre,
algı ya da idrakin muhtemel ilk kaynakları idrak ve hareket düzlemindeki bütün
olarak akla gelir. Fakat cisim ve mizaç idrak bu farklılıklara ve çeşitliliklere rağmen
için de elverişli ilkeler olarak gözükmez. yine de insan hem algısal, hayali, vehmi
Nahcuvânî, İbn Sînâ ile aynı doğrultuda ya da akli idrak seviyesindeki teorik
cisim ve mizacın hareket ya da idrake etkinlikleri gerçekleştirirken hem de fiziksel
kaynaklık edebilme durumlarını eler. Bütün seviyede bedensel birtakım davranışlar
bu analizlerin ortaya koyduğu şey, insanın gerçekleştirirken kendisini yekpare bir özne
en temel iki etkinliğinden birisi olarak olarak algılar. Dolayısıyla nefs gibi bir ilkenin
hareket ve idrakin gerçekleşmesi için cisim varlığının ardından nefsin birliği ve bu
ya da mizaç gibi fiziksel durumların ya da birliğe rağmen nefsin bedenin farklı organ
niteliklerin yetersiz olduğudur. Dolayısıyla ve parçalarıyla ilişkiside temellendirilmesi
nefs, insanda hem hareketi hem de idraki gereken ikinci bir husus olarak ortaya
gerçekleştiren ve buna ilaveten cisimsel ya çıkar. Bu anlamda İbn Sînâ’nın psikoloji
da fiziksel olmayan gayrı maddi ve gayrı sisteminde nefs kendisi tek bir ilke olsa da
cismani asıl ilke olarak belirginlik kazanır. bedenin farklı kısımlarında ortaya çıkan
Burada çizilen çerçeve felsefe tarihindeki farklı etkinliklere de kaynaklık edebilen
çeşitli filozofları olduğu kadar İslam nihai ilke olarak kurgulanır. Muhtemelen
filozof ve kelamcılarını da nefs denilen İbn Sînâ ve Nahcuvânî gibi düşünürler,
ilkinin birliği ve bedenle ilişkisi sorununa bütün bu etkinlikleri gerçekleştirenin
yönlendirmiştir. Zira gündelik deneyimde sadece fiziksel ve cismani seviyede farklılık
her birimiz kendimizi bütün etkinliklerimizi ve parçalanma gösteren bedensel organ
bizzat kendimizin gerçekleştirdiği asli failler ya da yapılar olması durumunda insanın
ve özneler olarak görsek de daha yakından bütün teorik ve pratik etkinliklerinden
bakıldığı zaman insanın hem idrakinde sorumlu asli fail olma niteliğinin ortadan
hem de hareketinde çeşitli farklılaşmaların kalkacak olma tehlikesinden hareket ediyor
101