Page 106 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 106
yeniden ifade edilmesidir. Dış duyusal ve iç algılanır olmayan sevgi, düşmanlık,
duyusal seviyede çeşitli bedensel, cismani uyumluluk ve uyumsuzluk gibi anlamları
ya da fiziksel organlarla gerçekleştirilen idrak eden güçtür. Zira duyusal güçler
maddi idrak aşamalarının her birinde idrak duyusal nesnelerdeki suretleri idrak ederken
nesnelerinin maddi bileşenleri soyutlanarak vehmin idraki suretlere değil anlamlara
geride bırakılır ve nefs bedensel, cismani yöneliktir. Bunun ardından gelen güç
ya da fiziksel organlardan hiçbirine ihtiyaç kendisini vehmin kullanması durumunda
duymaksızın bizzat kendisiyle idrak edeceği mütehayyile; aklın kullanması durumunda
akli idraklere hazır hale getirilir. Dış duyusal ise müfekkire olarak adlandırılan güçtür.
seviyede bütünüyle maddi ve cismani Bu güç, hayal veya musavvire gücünde
seviyede gerçekleşen idrak, iç duyular ile muhafaza edilen suretlerin bizzat kendileri
maddi idrakten gayrı maddi idrake doğru arasındaya dao suretlerle vehim ya da
seyreder. Nahcuvânî, muhtemelen henüz mütevehhime gücü tarafından idrak edilen
soyutlama sürecinin öncesiyle ilişkili anlamlar arasında birleştirme ve ayrıştırma
idrakler olmaları itibariyle dış duyuların işlemleri yapar. İç duyuların sonuncusu olan
idrakiyle ilgili çok fazla şey söylemez ve hafıza ya da zâkire ise vehmin idrak ettiği
dikkatini akli idrakin gerçekleşmesi için anlamların kendisinde muhafaza edildiği
daha önemli olan iç duyusal seviyedeki güçtür. Hafıza gücü, bu anlamda dış duyular
idraklere yöneltir. Nahcuvânî, iç duyuları tarafından farklı olarak idrak edilen ve
ise büyük oranda İbn Sînâ’nın çerçevesine ortak duyuda birleştirilen duyusal nesnelere
bağlı kalarak ortak duyu, hayal ve musavvire, ilişkin suretlerin muhafaza edildiği hayal
vehim, mütehayyile ve müfekkire ile hafıza gücüne tekabül eder. Hayal gücünde suretler
ve zâkire şeklinde beşli bir taksimle tasvir muhafaza edilirken hafıza gücünde anlamlar
eder. muhafaza edilir.
Nahcuvânî’nin iç duyulara ilişkin anlatısı Nefsin güçlerine dair buraya kadarki
da İbn Sînâ’nın belirlediği çerçevededir. anlatı hayvani nefsin idrak mertebelerine
Buna göre ortak duyu (el-hissu’l-müşterek), dış de tekabül eden bir anlatıdır ve duyusal
duyusal seviyede farklı organlar tarafından idrak seviyelerine odaklanır. İbn Sînâ’nın
algılanan duyu nesneleri arasındaki nefsin bedensel, maddi, cismani ya da
değişiklik ve farklılıkları idrak eden ve fiziksel organlarıyla gerçekleşen maddi ve
duyusal idrake konu olan nesnelerin duyusal idrakleri ile nefsin bedensel, maddi,
algısal birliğini sağlayan güçtür. Hayal veya cismani ya da fiziksel organlar olmaksızın
musavvire, ortak duyuda algısal birlik ve bizzat kendisi aracılığıyla gerçekleşen gayrı
bütünlüğü sağlanan nesnelerin suretlerini maddi ve akli idraki arasındaki ayrımının
muhafaza ederek söz konusu nesnelerin ve iç duyular incelemesinin ardından
duyusal seviyedeki yokluk durumunda Nahcuvânî’nin yöneldiği konu doğal olarak
dahi o nesnelere ilişkin hayali seviyedeki insani nefsin güçleri ve daha çok da insani
idraki gerçekleştiren güçtür. Vehim ya da nefsin akli idrak gücüdür. Fakat Nahcuvânî,
mütevehhime olarak anılan güç, algılanabilir insani nefsin teorik ve pratik etkinliklerinin
nesnelerde bulunan fakat duyu organlarıyla asıl ilkesi olarak gayrı maddi ve gayrı cismani
104