Page 107 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 107
bir nefs anlayışına yönelik eleştirilere belirler, ikinci aşamada ise o anlamlardan
değinmediği gibi yine özellikle Fahreddin orta terimi bulmaya çalışır. Orta terimi
Râzî ve sonrasındaki gelenekte nefsin gayrı bulmak demek zaten bilinmeyenin bilgisine
maddi ve maddi idrakleri arasındaki ayrıma ve dolayısıyla neticeye ulaşmak anlamına
ve buna bağlı olarak nefsin gayrı maddi gelir. Bu anlamda her ikisinin amacının
güçleri ile maddi güçleri arasındaki ayrıma ve sonucunun orta terime ulaşmak olması
yönelik eleştirilere de değinmez. anlamında fikir ile sezgi arasında bir ortaklık
bulunur. Fakat fikirde insani nefsin olağan
Buraya kadar sayılan duyular ya da güçler
hayvani nefs seviyesinde de işlevsel olan şekilde çalışarak orta terime ulaşması söz
idrak güçleridir ve bu anlamda hayvanlar ile konusuyken sezgide mantıksal seviyedeki
insanlar bu seviyede büyük oranda benzer bu çalışmalar olmaksızın orta terime ulaşılır.
duyusal idrak seviyelerine sahiptir. İnsani Dolayısıyla insanların nefsleri fikir ve sezgi
nefsin güçlerinde ise yine İbn Sînâ’nın ve açısından nitelik (talep edilen şeyi kavrama
genel olarak Meşşâî felsefenin çerçevesinden hızı) ve nicelik (talep edilen şeyi kavrama
aşina olduğumuz teorik ve pratik güç yeteneği) bakımından farklı derecededirler.
arasındaki ayrımla karşılaşırız. Pratik güç, Nitelik bakımından fikir, sezgiden hızlıdır
insani nefsin bedenle ve dolayısıyla aşağıdaki fakat nicelik bakımından ise sezgi, fikirden
maddi yönle ilişkisini düzenlerken; teorik daha fazladır. Nahcuvânî bu noktada İbn
güç insani nefsin yukarıyla ve gayrı maddi Sînâ ile aynı doğrultuda fikir ve sezgi
yönle ilişkisini düzenleyen güç olarak konusunda üç sınıf insandan bahseder. Buna
tasvir edilir. Nahcuvânî’nin teorik gücün göre aptallar, kavrama yeteneğine sahip
mertebelerine ilişkin anlatısı da İbn Sînâ olmayan kişilerdir. Zekiler ise düşünme,
ile uyumlu bir şekilde daha çok fikir ve akıl yürütme, nesnel gerçekleri algılama,
sezgi kavramlarının analizi üzerinden kavrama, yargılama ve sonuç çıkarma gibi
ilerler. Dolayısıyla buradan itibaren anlatı yeteneklere sahip olan ve dolayısıyla fikir
epistemolojik bir nitelik göstermeye başlar. bakımından kabiliyetli kişilerdir. Üçüncü
Teorik ya da akli gücün en alt mertebesi olan sırada ise sezgisel olarak başkalarından daha
heyûlânî akıl, ancak fikir ile üç aşamalı sezgi ileri düzeyde idrak edebilen kimseler gelir.
süreçlerinden geçerek en son seviye olan İkinci grup insanda fikir ağır basarken, son
müstefad akıl mertebesine ulaşır. Dolayısıyla gruptakilerde sezgi daha baskındır. Fakat
birinci makullerden ikinci makullere doğru insani nefsin teorik gücüne ilişkin olarak
gerçekleşen süreç ancak fikir ve sezgi yoluyla burada anlatılan ileri seviyelere ulaşmak için
gerçekleşir. Bu anlamda bilinenlerden teorik gücün fikir ve sezgi dolayımındaki
hareketle bilinmeyenlere ulaşmak kendi etkinliği yeterli olmaz ve faal akla
anlamındaki fikir, insani nefsin mantıksal ihtiyaç duyulur.
seviyedeki sıradan etkinliğini ve orta terime Yukarıda gayrı maddi ve gayrı cismani
ulaşmak için anlamlar arasındaki hareketini bir ilke olarak nefsle ya da nefsin maddi,
ifade eder. Nahcuvânî, orta terime iki cismani ve fiziksel organlar aracılığıyla
aşamada ulaşılacağını söyler. İnsani nefs, gerçekleştirdiği maddi duyusal idrak güçleri
birinci aşamada hayalde bulunan anlamları ile nefsin maddi, cismani ve fiziksel organlar
105