Page 97 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 97
1899 yılında Almanya’ya kaçırılan bu eser, Türk Selçuklu sanatının zarif örnekleri olarak
kültür mirasının yurt dışına çıkarılmasının acı günümüze ulaşmıştır.
bir örneğidir. Mimari ve süsleme özellikleriyle
dikkat çeken bir eserdir.
Beyhekim Camii’nin Mihrabı:
Konya’nın önemli Selçuklu yapılarından Sanatın Zirvesi
biri olan Beyhekim Mescid’i, mimari
unsurları ile, Selçuklu dönemi mescitlerinin Beyhekim Camii’ni öne çıkaran en önemli
karakteristik yapısını taşır. Kesme taş ve özelliklerden biri, çini süslemeleriyle
mermer kullanımı, yapıya hem sağlamlık bezenmiş mihrabıdır. Orijinal mihrabın
hem de estetik bir görünüm kazandırmıştır. altın, mavi, yeşil ve koyu kırmızı tonlarla
Kare planlı harim, tuğla kubbe ve Türk oluşturulmuş detayları, ziyaretçiler üzerinde
üçgenleriyle örtülmüş olup, bu özelliğiyle büyüleyici bir etki bırakmaktaydı. Mihrap;
dönemin mimari tekniklerini yansıtır.
1. İnce kenarlı dekorlu çerçeveler,
Mescidin en dikkat çekici unsurlarından 2. Çiçek desenli süslemeler,
biri, ne yazık ki artık yerinde olmayan 3. Kûfî yazılarla bezenmiş geniş bir çerçeve,
orijinal mihrabıdır. Çini mozaik tekniğiyle 4. İki yanda basit kemerlerle desteklenmiş
yapılmış bu mihrap, bitkisel motifler, üst bölümden oluşuyordu. 10
geometrik desenler ve Kur’ân âyetleriyle Beyhekim Camii, adını Mevlânâ’nın doktoru
bezenmiş olup, İslam sanatının inceliklerini olan Ekmeleddin Nahcuvânî’den (Beyhekim)
gözler önüne sermekteydi.
almaktadır. Cami ve çevresi, onun yaşadığı
Selçuklu Dönemi’nde Konya, iki sur ile ve görev yaptığı sağlık kurumlarıyla
çevriliydi. Beyhekim Mescidi, birinci ve bağlantılı bir alan olarak değerlendirilmiştir.
ikinci sur arasında yer alan yapılardan biri Beyhekim Camii ve mihrabı, Selçuklu sanat
olarak değerlendirilmekte ve başlangıçta ve mimarisinin önemli örneklerinden biridir.
daha büyük bir yapının parçası olduğu Günümüzde caminin bazı bölümleri ve özellikle
düşünülmektedir. Günümüzde yalnızca çini süslemeleri kaybolmuş olsa da yapının
bir bölümü ayakta kalan Mesdid’in poyraz mimari değerleri hâlâ dikkat çekmektedir.
(kuzeydoğu) yönünde bir türbe bulunması, Beyhekim’in adı hem bu cami hem de
buranın tek başına bir yapı olmaktan geçmişteki tıp çalışmalarıyla Konya’nın tarihî
öte, bir kompleksin parçası olduğunu kimliğinde önemli bir yer tutmaktadır.
düşündürmektedir.
Selçuklu Dönemi’nde yalnızca bir
Caminin dışı oldukça sade tasarlanmış ibadethane değil, aynı zamanda bir sağlık
olmasına rağmen, iç mekânı çini süslemeleri merkezi olarak da hizmet vermiş olan
ve ahşap işçiliğiyle oldukça zengin bir Beyhekim Camii, Konya’nın tıp ve kültür
görünüme sahiptir. Kapı girişindeki ahşap mirasının önemli bir parçasıdır. 11
işlemeler ve beyzî kemerdeki çini süslemeler,
10 Şehabeddin Uzluk, “Konya’da Beyhekim Camii Mihrabı”, Millî Mecmua, sayı 148, (1952): 9-11.
11 Şehabeddin Uzluk, “Konya’da Beyhekim Camii Mihrabı”, Millî Mecmua, sayı 148, (1952): 9-11.
95