Page 119 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 119

KUTBUDDİN ŞÎRÂZÎ’NİN OPTİK


                 ANLAYIŞI VE ZUHUR TEORİSİ




                 SENA AYDIN






                 Hayatının bir kısmını Konya’da geçiren ve     ana kategoriye ayırmıştır. Hikemî ilimler,
                 burada Sadreddin Konevî’den ders okuyarak     nazarî ve amelî olmak üzere iki gruba,
                 icazet alan Kutbuddin Şîrâzî (ö. 710/1311) İslam  bu gruplar da kendi içinde üç alt bölüme
                 optik tarihinin önemli isimlerindendir. İbnu’l-  ayrılmaktadır. Şîrâzî’ye göre, astronomi,
                 Heysem’in (ö. 432/1040 [?]) optik alanındaki   aritmetik ve ahlâk gibi hikemî ilimler, zaman,
                 çalışmalarını yeniden canlandıran kişi olarak   mekân ve milletlerden bağımsız olarak
                 tanınan Şîrâzî, öğrencisi Kemâleddin Fârisî’nin  her dönemde geçerliliğini koruyan ve bu
                 (ö. 718/1319) optikteki kırılma olgusuna olan   yüzden en değerli kabul edilen ilimlerdir.

                 merakını ve bu alanda daha fazla kaynağa      Nazarî ilimlerin temelini ise metafizik,
                 duyduğu ihtiyacı fark etmiştir. Bu doğrultuda,   matematik ve doğa bilimleri oluşturmaktadır.
                 İbnu’l-Heysem’in Kitâbu’l-Menâzır adlı        Matematiksel ilimlerin temel dalları arasında
                 eserinin tam metnini Fârisî’ye ulaştırdı. Bu   geometri, sayılar teorisi, astronomi ve
                 sayede, Kemâleddin Fârisî ile birlikte, ışığın   musiki bulunmaktadır. Optik ve aynalar
                 su damlasına girip çıkarken iki kez kırılması   bilimi, cebir, ağırlık çekme ilmi, uygulamalı
                 ve damla içinde bir kez yansıması sonucunda   geometri, toplama ve çıkarma ilmi, mekanik,
                 gökkuşağının oluştuğunu açıklayarak modern    hareketli küreler ilmi, ağırlıklar ve teraziler
                 bilim açısından doğru bir teori ortaya koyan   ilmi, astronomi cetvelleri ve takvimler ilmi
                 ilk kişiler oldular. Ayrıca, İbnu’l-Heysem’in   ile kaynak suyunun taşınması ilmi gibi diğer
                 optik çalışmaları ile daha sonra Osmanlı’da   bilimlerle birlikte matematiğin alt dalları

                 devam eden optik geleneğinin Şîrâzî’ye        arasında yer alır. Bu sınıflandırma, Şîrâzî’nin
                 borçlu olduğu bilinmektedir. Çünkü İbnu’l-    optiği, nazarî ilimler içinde matematiğin temel
                 Heysem’in vefatından sonra, Kemâleddîn        dallarından biri değil, onun yan bir kolu (fer’î
                 Fârisî’nin Tenkîhu’l-Menâzır’ı yazdığı döneme   ilim) olarak gördüğünü göstermektedir.
                 kadar Kitâbu’l-Menâzır’ın başka bir nüshası
                 günümüze ulaşmamıştır.
                                                               Kutbuddin Şîrâzî’nin Eserlerinde

                 Kutbuddin Şîrâzî’nin ilimleri sınıflandırırken   Optik
                 optiği konumlandırdığı yer, onun optik

                 hakkındaki bakış açısını anlamamıza yardımcı   Kutbuddin Şîrâzî, ilimleri sınıflandırırken
                 olmaktadır. Şîrâzî, en kapsamlı ilimler tasnifini  optiği matematiğin bir alt dalı olarak görmüş

                 yaptığı Durretu’t-tâc adlı eserinde, ilimleri   ve ona merkezi bir rol vermek yerine,
                 felsefî/hikemî ve gayr-i hikemî olarak iki    yardımcı bir bilim olarak değerlendirmiştir.








                                                            117
   114   115   116   117   118   119   120   121   122   123   124