Page 122 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 122
Sühreverdî gibi Şîrâzî de karanlığı, yönelmesi ile gerçekleştiğini savunur. Ancak
aydınlanabilecek bir şeydeki ışığın yokluğu Sühreverdî, bu teoriye şu eleştirileri getirir:
olarak değil, ışığın tamamen yokluğu olarak 1. Eğer ışınlar gözden çıkıyorsa, ışığın
tanımlar. Şîrâzî, Sühreverdî’nin “ışık, bir şeyin hareketi intikal (bir yerden başka bir yere
başka bir şeydeki tezahürüdür” görüşünü geçiş) problemi doğurur. Çünkü ışık araz
benimser, ancak bu düşünceyi sadece fiziksel (maddenin özüne bağlı olmayan, onunla
ışıkla sınırlandırır. birlikte bulunabilen özellik) olarak kabul
İşrâkî düşüncede, renklerin algılanması basit edilirse, hareket etmesi mümkün değildir.
deneyimler olarak kabul edilir. Şîrâzî de her Eğer ışık cisim kabul edilirse, o zaman görsel
bir rengin görsel algı açısından basit olduğunu algıda ışığın görüntüsünün yakalanması sorunu
kabul eder. Ona göre renklerin varlığı, ışıkla ortaya çıkar.
koşullandırılmıştır; yani ışık olmadan renk 2. Işık, eğer doğal bir hareket yapsaydı, farklı
algılanamaz. Renklerin pek çok gizemi vardır. yönlere hareket etmemesi gerekirdi.
Şîrâzî, renklerin gerçekten basit mi yoksa 3. Renkli sıvılardaki ışığın nüfuzu, saydam
sadece algıda mı basit olduklarını bilmediğini camlardakinden daha güçlü olmaması
itiraf eder. Renklerin hangi kısmının öz, hangi gerektiği halde bu durumun gözlemlenmesi,
kısmının birleşim olduğunu anlamadığını bu teorinin tutarsız olduğunu gösterir.
belirtir. Ayrıca, renklerin sayısının sonlu olup 4. Yakın ve uzak yıldızların aynı anda
olmadığını bilmediğini de kabul eder. görülmesi, gözden çıkan ışınların hem
yakın hem de uzak mesafeleri aynı anda kat
Kutbuddin Şîrâzî’nin bu felsefi yaklaşımları,
onu İşrâkî düşüncenin ışık ve renk teorisi edemeyeceği için bu teoriyle açıklanamaz.
konusunda öncü isimlerden biri haline 5. Işığın gözden çıkıp feleklere yönelmesi ya
getirmiştir. O ışığı ve renkleri, yalnızca fiziksel da çok büyük mesafeleri anında kat etmesi
bir olgu olarak değil, aynı zamanda felsefi bir gibi düşünceler çelişkilidir.
fenomen olarak ele almıştır. Bu çelişkilerden yola çıkarak Sühreverdî, şuâ
teorisinin geçersiz olduğunu savunur.
Görsel Algı 2. İntiba Teorisi Eleştirisi: İntiba teorisi,
görsel algının nesnenin görüntüsünün gözdeki
Görsel algı, epistemolojiyle yakından ilişkilidir kristal sıvıda (rutûbet-i celîdiyye) resmedilmesi
ve Sühreverdî’nin aydınlanma felsefesinde ile oluştuğunu öne sürer. Sühreverdî, bu
bilginin bir aracı olarak işlev görür. teoriyi de şu gerekçeyle eleştirir: Büyük
Sühreverdî, görsel algıya dair o dönemdeki cisimlerin (örneğin bir dağın) görüntüsü
mevcut teorilere eleştiriler getirerek kendi gözdeki küçük kristal sıvıya nasıl sığmaktadır?
özgün yaklaşımını geliştirir. Özellikle Şuâ Görüntünün sığması için bazı filozoflar,
teorisi ve İntiba teorisi üzerindeki eleştirileri, kristal sıvının sonsuz bölünmeyi kabul
görsel algının nasıl gerçekleştiğini açıklamakta ettiğini ve dağın görüntüsünün sonsuz küçük
önemli bir yere sahiptir. parçalara bölünerek algılandığını öne sürer.
1. Şuâ Teorisi Eleştirisi: Şuâ teorisi, Ancak Sühreverdî, dağın her bir parçasının
görmenin gözden çıkan ışınların nesnelere bile gözden büyük kalacağını, dolayısıyla
120