Page 126 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 126
ışık olarak kabul edilirler. Aydınlatıcıdan ele aldığını gördük. Şîrâzî, optikten özellikle
gelen ışıklar, yeryüzünde yansıyarak nesneleri astronomiye destek sağlamak amacıyla
aydınlatır. Yoğun bir cisimle karşılaşan ışınlar faydalanmış ve gölgeler konusunu astronomi
yansır ve bu yansımalar tekrarladıkça her eserlerinde geniş biçimde işlemiştir. Ay ve
seferinde daha zayıf bir ışık ortaya çıkar. Güneş tutulmalarını da optik kavramlar
üzerinden gölgeler bağlamında açıklamış,
Gölge, ikincil bir ışıktır çünkü hem kuvveti
hem de zayıflığı kabul eder. Gölge, nur (ışık) tutulmaları bir ışık olayı olarak ele alarak
ve karanlığın arasında yer alır ve bu ikisinden geometrik prensipler ile temellendirmiştir.
de uzaktadır. Bir nesnenin önünde ilk beliren Şîrâzî’nin ışık hakkındaki görüşlerine
gölgeye birincil gölge denir ve bu genellikle sadece astronomi metinlerinde değil, felsefi
Güneş’in doğuşu sırasında oluşur. Bu gölgenin eserlerinde de rastlamak mümkündür. O,
tepe noktası, ufka ulaşan ışınlarla meydana İşrâkî metafizik düşünceler temelinde ışıkla
gelir. İkincil gölge ise paralel ışınlarla oluşur ve ilgili bilimsel açıklamalar geliştirmeye çalışmış
yüzeyde birincil gölgeden daha geniş olduğu ve görsel algıya dair, Antik Yunan’dan beri
için doğrusal kabul edilir. tartışılan göz ışın ve nesne ışın teorilerini
kapsamlı bir şekilde ele almıştır. İslâm
Birincil gölge, vakitlerin hesaplanmasında
kullanılırken, ikincil gölge yıldızların düşüncesinde intiba ve şuâ olarak bilinen bu
işlevleriyle ilişkilidir. Astronomik kuramların delillerini incelemiş, ancak ikisini
hesaplamalarda kastedilen genellikle kuzey de kapsayan zuhur teorisi ile özgün bir yorum
ve güney yönlerinde gözlemlenen ikincil getirmiştir. Bu teoriyi temelde Sühreverdî’nin
gölgelerdir çünkü iki gölgeden birinin İşrâkî açıklamasına dayandırmış, ancak ondan
başladığı yerde diğerinin sonu gelir. Güneş daha ayrıntılı bir şekilde işlemiştir. Özellikle
ufuktayken birincil gölge oluşur, ikincil gölge renk problemi konusunda daha esnek ve
ise kaybolur. Güneş yükseldiğinde birincil sorgulayıcı bir yaklaşım sergileyerek rengin
gölge meydana gelirken, Güneş battıktan mahiyeti, basitliği ve sayısı gibi konuların
sonra ikincil gölge belirir. karmaşıklığını kabul etmiştir.
Şîrâzî ayrıca, Güneş’in 24 saat boyunca Şîrâzî’nin, öğrencisi Kemâleddin Fârisî’nin
batmadığı ve sürekli yuvarlak bir hareketle kırılma olgusuna ilgisini fark etmesi ve bu
gökyüzünde görüldüğü yerleri de açıklar. alandaki bilgi açığını gidermek için ona
Güneş’in merkezinden çıkan dış çizginin, yani İbnu’l-Heysem’in Kitâbu’l-Menâzır eserini
günlük dönüş çevresinin, Güneş’in battığı ulaştırması, Şîrâzî’nin İbnu’l-Heysem optiğine
noktada son bulduğunu belirtir. hâkimiyetini gösterir. Özellikle, İbnu’l-
Heysem’in ışık sınıflandırmasını benimsemiş
ve gölgeler konusunu bu sınıflandırmaya göre
Sonuç açıklamıştır. İbnu’l-Heysem’e göre birincil ışık,
doğrudan ışık yayan kaynaklardan gelirken;
Bu çalışmada, Kutbuddin Şîrâzî’nin optik ikincil ışık, bu ışığın yansıdığı nesnelerden
anlayışını yorumlamayı amaçladık ve elde edilir. Şîrâzî, bu ışık sınıflandırmasını
onun, ilimler tasnifine uygun olarak optiği gölge kavramında da kullanarak Güneş gibi
matematik altında yardımcı bir bilim olarak
124