Page 113 - Dârülmülk Konya Dergisi 2025 8. Sayı
P. 113
Urmevî’nin Metâliu’l-envâr’ı 5. Görülenin çok küçük olmaması,
Müteahhir dönemin önemli isimlerinden 6. Görülenin yoğun (kesîf) olması,
Sirâceddin Urmevî (ö. 682/1283) Metâliu’l- 7. Görülenin çok uzak olmaması.
envâr adlı kelam kitabının arazlar ve dış
idrakler bahsinde klasik teorileri eleştirmiş Görme izafet olunca bu ilişkiyi oluşturan
ve görmenin fizyolojisine dair fikirlerini göz, nesne ve ortama dair şartlar görmede
4
belirtmiştir. Bu bölüm, Lübâbü’l-erbaîn’in önemlidir ancak asıl müessir duyu organıdır,
rüyet kısmıyla uyumludur ancak sonrakinde göz sağlam olursa bu olay gerçekleşir. Göz,
nakli delilleri de içeren ve Sünnî tezlere çok uzaklık ve çok yakınlık arasındaki
bağlı bir Mu‘tezile eleştirisi merkezdedir. sayısız mesafelerde olan nesneleri de
Buna göre Allah ahirette gözle keyfiyetsiz sağlıklı biçimde tüm parçalarıyla ve
biçimde görülecektir, bunun delili ise cevher algılanması mümkün detaylarıyla görür.
ve arazlarla ortak bir vasıf olan varlıktır. 5 Nesne belli bir uzaklıkta olup da sonra
Metâli‘de yer alan veriler bir teori ortaya oradan tedricen uzaklaşırsa önce küçük
koymaktan ziyade aşağıda özetleyeceğimiz parçaları ve ayrıntıları kaybolur. Daha
gibi, ana hatlarıyla görmenin oluşumu ve ince olan bir şey daha büyük olandan önce
şartları ile yansıma vb. konularda klasik gizlenir ve tamamından önce geneli küçülür,
teorilerin eleştirisine ayrılmıştır: sonunda hepten görülmez olur. Urmevî,
gözün nesneyi sağlıklı biçimde gördüğü
1. Ona göre bilgiden farklı olan görme, gören belli mesafeye “mu‘tedil uzaklık” bunun
ve görülen arasında bir izafettir. Filozoflar dışındakilere ise “gayr-i mu‘tedil uzaklık”
ve Mu‘tezile şartlar gerçekleştiğinde bunun adını verir. O, uzaktaki bir cismin küçük
zorunlu olduğunu iddia etseler de bu görülmesinin, nesnenin tüm parçalarını
şartların görmede etkisi mutlak değildir. görememekten kaynaklandığını belirtir.
Nitekim şartlar mevcutken uzaktaki bir Ancak bu görmeye engel değildir; zira
cismin tam olarak görülememesi de bunu oldukça küçük parçalardan oluşan unun
ispatlar. Urmevî’nin zikrettiği görmenin yedi her bir parçasını algılamak geri kalanını
şartı şunlardır: algılamaya bağlı değildir. Toprağı oluşturan
1. Görülenin çok yakın olmaması, cüzleri de göremeyiz ancak onların
oluşturduğu yekûnü idrak edebiliriz. Tüm
2. Görülenin karşıda ya da bu konumda şartlar bahsi geçen nesneler için de söz
olması, konusudur ancak yine de görülmezler.
3. Gören ve görülen arasında bir engelin Onun ashâbü’l-intıbâ dediği nesne-ışın
yokluğu, teorisini savunanlar ise görmenin görülenin
4. Görülenin kendiliğinden veya başkasından suretinin gözün kornea tabakasına
ışıklı olması, yerleşmesiyle oluştuğunu savunmuşlardır.
4 Urmevî, Metâliu’l-envâr, thk. Hasan Akkanat (Ankara: Ankara Üniversitesi, Doktora tezi, 2006). Dış idrakler kısmı için, bk. 304-
315; görülen keyfiyetler için ise bk. 154-158.
5 Urmevî, Lübâbü’l-erbaîn fı usûlüddîn (thk. Muhammed Yusuf İdris, Kâhire: el-Asleyn, 2016), 191-217.
111